TÜBA ve Uşak Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen çalıştayda, yeşil dönüşümün ekonomik ve teknolojik boyutları, 2053 net sıfır emisyon hedefi ve sürdürülebilir enerji politikaları ele alındı.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından Uşak Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “Yeşil Mutabakat Sürecinde Karbon Ekonomisi ve Sürdürülebilir Enerji Politikaları Çalıştayı”nda, yeşil dönüşümün ekonomik ve teknolojik yönleri ele alındı. Çalıştayda, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi ve bu süreçte karbon düzenlemeleri, enerji politikaları ile bilimsel verilerin teknolojiye ve ekonomik değere dönüştürülmesinin önemi bilimsel bir perspektifle değerlendirildi.
Uşak Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştaya farklı üniversitelerden akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri ve uzmanlar katıldı. Açılış konuşmalarını Uşak Valisi Serdar Kartal, TÜBA Konsey ve Asli Üyesi Prof. Dr. İsmail Koyuncu, Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir ve TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Yürütücüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın yaptı. Çalıştayda, üniversite, kamu ve sanayi iş birliğinin yeşil dönüşümün bilimsel verilerle desteklenmesi ve araştırma sonuçlarının teknolojiye dönüştürülmesi açısından kritik rolü vurgulandı.
Uşak Valisi Dr. Serdar Kartal, küresel dönüşüm sürecinde iklim değişikliği, enerji arz güvenliği ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımının ülkelerin ekonomik bağımsızlığını ve küresel rekabet kabiliyetini etkilediğini belirtti. Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi ve Yeşil Kalkınma Devrimi vizyonuyla bu süreci sürdürdüğünü ifade eden Kartal, Uşak’ın tekstil, deri, seramik ve geri dönüşüm sektörlerindeki birikimiyle bu hedeflere önemli katkı sağlayabileceğini vurguladı. Kartal, ildeki yaklaşık 650 firmanın 24 bin kişiye istihdam sağladığını ve yılda 1 milyon ton atığın ekonomiye kazandırıldığını, bunun da Türkiye’deki rejenere iplik üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğunu kaydetti.
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker adına konuşan Prof. Dr. İsmail Koyuncu, yeşil dönüşümün sadece emisyon azaltımıyla sınırlı olmadığını, sanayi, ticaret, enerji, tarım, finansman ve teknolojiyi kapsayan kapsamlı bir değişim olduğunu söyledi. Koyuncu, Türkiye’nin gelecekte nasıl üreteceği, küresel ölçekte nasıl rekabet edeceği ve bilimsel bilgisini ekonomik değere nasıl dönüştüreceği konularının dönüşümün merkezinde yer aldığını belirtti. İklim hedeflerine ulaşmak için bilimsel bilgiye, teknolojik kapasiteye, nitelikli insan kaynağına ve güçlü kurumsal yapılara ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Koyuncu, yenilenebilir enerji, enerji depolama, yeşil hidrojen ve karbon yakalama gibi alanların bilim ve mühendisliğin doğrudan katkı sunacağı konular olduğunu ekledi. Avrupa Birliği ile ekonomik ilişkiler ve küresel tedarik zincirleri nedeniyle düşük karbonlu üretimin Türkiye için stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Koyuncu, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) üretim süreçlerinin modernizasyonu, enerji verimliliğinin artırılması ve kritik teknolojilerin geliştirilmesiyle Türkiye’nin rekabet gücünü yükselten bir fırsata dönüştürülebileceğini belirtti.
Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Demir, üretimi geliştirmeyi, ihracatı artırmayı ve enerji alanındaki dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen Türkiye için yeşil dönüşümün önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Bu fırsatı değerlendirmek için bilimsel bilgiye, nitelikli insan kaynağına, teknoloji geliştirme kapasitesine ve üniversite-sanayi iş birliğine yatırım yapılması gerektiğini belirtti. Demir, üniversitelerin karbon ayak izini azaltmaya yönelik araştırmalar yürütmesi, enerji verimliliğini geliştiren teknolojiler üretmesi ve sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına katkı sağlaması gerektiğini ifade etti.
TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın, karbon ekonomisinin küresel üretim ve ticaret sisteminde belirleyici hale geldiğini, artık çevresel bir mesele olmanın ötesinde üretim maliyetlerini, finansmana erişimi ve ülkelerin rekabet gücünü etkileyen bir ekonomik parametreye dönüştüğünü vurguladı. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve SKDM’nin küresel ticaret kurallarını yeniden şekillendirdiğini belirten Aydın, demir-çelik, çimento, kimya, tekstil gibi sektörlerde karbon ayak izinin ölçülmesi ve azaltılmasının uluslararası pazarlarda kalıcı olmak açısından önem taşıdığını söyledi. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefinin kalkınma ve refah hedefleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Aydın, yerli yeşil dönüşümün finansmanına Emisyon Ticaret Sistemi ve Yeşil Taksonomi’nin katkı sağlayabileceğine işaret etti. Döngüsel ekonominin kaynak verimliliği açısından önemine değinen Aydın, Uşak’ın tekstil atıklarının geri dönüştürülmesindeki sanayi birikimiyle bu alanda önemli bir uygulama örneği sunduğunu belirtti. Aydın, enerji dönüşümünün yalnızca yenilenebilir enerji kapasitesini artırmakla kalmayıp, enerji depolama sistemleri, akıllı şebekeler ve yeşil hidrojen gibi konuları da kapsadığını ekledi.
Çalıştayın açılış konferansında Prof. Dr. Halil Hasar, Avrupa Birliği’nin iklim politikaları, Türkiye’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum süreci ve ulusal iklim politikalarını değerlendirdi. İki gün süren oturumlarda düşük karbonlu ekonomiye geçişin etkileri, döngüsel ekonomi modeli, SKDM’nin Türkiye’nin dış ticaretine etkileri ve ulusal karbon fiyatlandırma stratejileri tartışıldı. Enerji depolama teknolojileri, akıllı şebekeler, yeşil hidrojen ekonomisi, endüstriyel karbonsuzlaşma ve yapay zekânın enerji ve sürdürülebilirlik boyutları da programda yer aldı. Çalıştay, Türkiye’nin 2053 net sıfır yol haritasına ilişkin sektörel emisyon azaltım senaryoları ve politika seçeneklerinin değerlendirilmesiyle sona erdi.
Yozgat Kulvar, Yozgat halkının haber kaynağı olmayı hedefler. Şehirdeki etkinlikler, kamu duyuruları ve ulusal gündemden önemli başlıklar her gün güncellenir.
Yorum Yap