Ana içeriğe atla
26 Ekim 2026, Pazartesi
Yozgat Kulvar
Yozgat26 Ekim 2026Pazartesi
Ekonomi

Ticaret Bakanı Bolat Çelik Zirvesinde Konuştu Türkiye’nin Çelik Sektörünü Değerlendirdi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Steel Networking Summits 2026'da yaptığı konuşmada Türkiye'nin çelik sektöründeki konumunu, ihracatını ve küresel ticaretin geleceğini değerlendirdi. Yeşil dönüşüm ve ticaret engelleri de ele alındı.

Ticaret Bakanı Bolat Çelik Zirvesinde Konuştu Türkiye'nin Çelik Sektörünü Değerlendirdi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin geniş üretim kapasitesi ve güçlü dış ticaret ağı ile hem ihracat hem de ithalat yaparak dünyanın önde gelen çelik üreticileri ve çelik ticaret merkezleri arasında yer aldığını belirtti. Bakan Bolat, Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) desteğiyle düzenlenen Steel Networking Summits 2026’da yaptığı konuşmada, çelik imalatının sanayinin, ekonominin ve savunmanın ana girdilerinden biri olduğunu vurguladı.

Güçlü bir çelik sanayisinin bir ülkenin savunabilmesi ve ayakta kalabilmesi için olmazsa olmaz bir şart olduğunu ifade eden Bolat, altyapı, ulaşım, enerji, makine imalatı ve savunma sanayisinin temelinde çelik sektörünün bulunduğunu söyledi. Dünyanın büyük ekonomilerinin metal, çelik ve mühendislik sektörlerini geliştirerek öncü konuma geldiğine dikkati çeken Bakan, bu sektörlerin ülke sanayilerinin ve ekonomilerinin omurgasını oluşturduğunu anlattı.

Çelik Sektöründe Türkiye’nin Konumu ve İhracat Performansı

Bakan Bolat, Türk çelik sektörünün 2025 yılında 38,1 milyon ton ham çelik üretimiyle dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sırada yer aldığını açıkladı. Bu güçlü konumun inşaat, otomotiv, makine, enerji, ulaştırma, gemi inşa ve savunma sanayileri için lokomotif görevi gördüğünü belirtti. Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla 615 milyar dolarlık küresel çelik ticaretinde 17,1 milyar dolarlık ihracat ile dünyanın 10’uncu çelik ihracatçısı konumunda olduğunu ifade eden Bolat, ihracatın yüzde 42,3’ünün Avrupa Birliği’ne gerçekleştirilmesinin sektörün uluslararası rekabet gücünün kanıtı olduğunu söyledi.

Türk çelik sektörünün üretim kapasitesinin yüzde 78’inin hurda bazlı elektrik ark ocağı teknolojisine dayanmasının önemli bir özelliği olduğunu belirten Bolat, sektörün 27,5 milyon ton ham çelik üretirken 18,8 milyon ton çelik hurdası ithal ettiğini ve bu anlamda da önemli bir hurda ithalatçısı konumunda bulunduğunu sözlerine ekledi.

Yeşil Dönüşüm ve Ticaret Engelleri

ABD ve Avrupa Birliği’nin çelik sektörüne yönelik kararlarının ticareti olumsuz etkilediğini dile getiren Bakan Bolat, bu tedbirlerin sadece ihracatçıları değil, sanayi yatırımcılarını ve nihai tüketicileri de etkilediğini vurguladı. Uluslararası ticaret kurallarıyla bağdaşmayan ve yeterli istişare yürütülmeden hayata geçirilen tek taraflı kısıtlamaların kalıcı çözüm sunamadığını belirten Bolat, bu tür engellerin hurda bazlı ve düşük karbonlu çeliğin verimli dolaşımını sınırlayarak yeşil dönüşüm hedeflerine zarar verdiğini ifade etti.

Bakan Bolat, Avrupa Birliği’nin çelik kotalarını 1 Temmuz 2026’dan itibaren yüzde 50 daraltmasının ve 2026’nın başında uygulamaya başlanan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) çelik sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi. 2026 yılının ocak-eylül döneminde SKDM kapsamındaki çelik ürünlerinde Türkiye’nin AB’ye ihracatında yüzde 1,7 azalma olurken, AB dışındaki ülkelere ihracatında yüzde 10 artış yaşandığını belirtti. Demir-çelik sektöründe AB’ye ihracatta genel olarak yüzde 6,7’lik bir düşüş yaşandığını aktaran Bolat, önceliklerinin yeşil dönüşümü desteklerken ihracatçıların orantısız maliyetler ve ek ticaret engelleriyle karşılaşmamasını sağlamak olduğunu kaydetti.

Türkiye-AB Ticareti ve Ekonomik Büyüme

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki 30 yılı aşkın Gümrük Birliği’nin sanayi entegrasyonunun başarıyla sürdüğünü belirten Bakan Bolat, iki taraf arasındaki arz-tedarik zincirlerinin sağlam olduğunu vurguladı. Yıllık Türkiye-AB ticaret hacminin 233 milyar dolar olduğunu ve son 5 yılda bu ticaretin 1 trilyon doların üzerinde bir rakama ulaştığını ifade etti. Bu ticaret hacminin dengeli, karşılıklı menfaatleri gözeten ve çok başarılı bir hacim olduğunu söyledi.

Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin son 24 yılda yıllık ortalama yüzde 5,35 reel büyüme kaydettiğini ve son 6 yıldır ortalama büyüme oranının yüzde 5’in üzerinde olduğunu açıkladı. Bu yılın ilk yarısında yüzde 2,5’lik büyüme yaşandığını ve bu büyümede net mal ve hizmet ihracatının güçlü bir katkısı bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin milli gelirinin son 24 yılda 238 milyar dolardan 1,7 trilyon dolara ulaştığını ve bu yıl sonunda 1,8 trilyon dolar civarında bir ekonomik büyüklükle kapatılmasının tahmin edildiğini aktardı. Kişi başına düşen milli gelirin de bu yıl sonunda 20 bin doları aşmasının beklendiğini sözlerine ekledi.

Türkiye’nin mal ihracatını 2002’de 36 milyar dolardan 2025’te 273,2 milyar dolara yükselttiğini ve eylül ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 283,7 milyar dolar olduğunu ifade eden Bolat, aynı dönemde 380 milyar dolarlık da ithalat yapıldığını belirtti. Toplam ihracatın hizmetler de dahil edildiğinde 409 milyar dolara ulaştığını ve milli gelirin yüzde 25’ini oluşturduğunu söyledi. Toplam dış ticaretin ise 860 milyar dolara ulaşarak milli gelirin yüzde 50’sinden fazlasını oluşturduğunu vurguladı.

Diğer Haberler

Haber Akışı